Home / Diğer / Alman siyaseti Türk karşıtlığında hemfikir

Alman siyaseti Türk karşıtlığında hemfikir

Alman siyaseti Türk karşıtlığında hemfikir

Daha da kötüsü, bu neredeyse tüm toplum tarafından paylaşılan bir hissiyat ve fikriyat. Hristiyan demokratlar zaten hiçbir zaman Türk nüfusa yakın olmadı. Merkel baştan beri Türkiye’nin AB üyeliğine bile karşı olduğunu söyleyen bir siyasal kariyer inşa etti. En iyi ihtimalle imtiyazlı ortaklık olabileceği fikrini hiç değiştirmedi. Yeşiller ve sosyal demokratlar genelde Türklerin oy verdiği partilerdi ama bu partilerin de Türklere yönelik incelikli bir siyaseti yoktu. Türkler hep alternatifsizlikten bu partilere yakınlık gösteriyordu. Ama son bir yılda onlar da Türkiye karşıtlığında Merkel’in önüne geçmeye çalışıyor. Öte taraftan liberal parti liderliği zaten Türklere “Bizden uzak durun” diyor. Bunu da açık açık söylüyor.

Böyle bir siyasi yelpazeye içinde, Almanya’daki Türk seçmenin oy verebileceği bir partinin kalmadığı görülüyor. Söylem açısından, bu partilerin neredeyse hepsi ırkçı partiyle aynı çizgiye geldiler. Aslında bu partilerin hiçbiri Türk oyların önemsemiyor. Onlara yönelen bir siyaset ve söylem takip etmeleri durumunda genel toplumsal iradeden uzaklaşacaklarını ve kazançlarından çok kayıpları olacağını düşünüyorlar. Böyle olunca da ortaya bir alternatif çıkmıyor.

Tüm Alman siyaseti tek ses halinde Türk ve Türkiye karşıtlığına savruluyor. Televizyon programında kozlarını paylaşması beklenen Merkel ve Schulz, Almanya için projelerini anlatmak yerine Türkiye’nin önünü nasıl keseceklerini konuşur hale geldi. İktidara gelme ihtimali daha düşük olan Schulz daha bol keseden atarken, şansı daha yüksek olduğu için daha sorumlu açıklamalar yapmak zorunda olan Merkel bunun altında kalmamaya çalıştı. Schulz Türkiye’nin AB üyelilik müzakerelerini askıya almak gibi içi boş laflar ederken, Merkel mantıksız olduğunu bildiğinden, bu kadar ileri gitme ihtiyacı hissetmedi. Ama gümrük birliği anlaşmasının gündeme alınıp revize edilebileceği gibi tuhaf laflar etmekten de kendini alamadı. Bu ifadelerin Türkiye’de bir karşılığının olmadığının farkında olup olmadıkları bilinmez, fakat asıl hedeflerinin Alman toplumu olduğu çok belli. Toplumdaki Türkiye karşıtlığına oynamaları esasen güçlü bir gösterge: Alman toplumunun nasıl da dışlayıcı ve ötekileştirici bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Hakkında umut karahan

Sondakika !!!

Kriz büyüyor! Barcelona Üniversitesi işgal edildi

Katalonya’nın başkenti Barcelona’da binlerce kişi 1 Ekim’de yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna destek için sokaklara döküldü. …

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: